26 Şubat 2014 Çarşamba

üç.

"Her gecenin bir sabahı var, gökkuşağı yağmurdan sonra çıkar, her yağmur öncesi hava sıkıntısıyla boğar" vs vs vs.

Ne çok tekrarlıyorum şu sıra bu kişisel gelişimin abuk bulduğum manalı cümlelerini.

Aslında çokça tecrübe ettim; bekledikçe ulaşamıyor insan. Ne zamanki vazgeçiyor, kapısı çalıyor.

Ama..

Benim kırgınlığım artık şahısa.

Cümleleriyle beni yaralayıp başka herkese sus pus olana.


24 Şubat 2014 Pazartesi

iki.

Ne çok isterdim mutlu yazılarla başlangıç yapmayı.

Ama insan değil miyiz hep iyiler arasında kalan minicik kötüye odaklanırız.

Hayatımdaki her güzelliğe usanmadan şükrederken imtihan olduğum minicik ayrıntılara takılmadan edemiyorum işte.

Seçimlerime ödediğim bedeller bitmiyor. Ve kötü olan; bitmeyecek de biliyorum.

Belki de bu yüzden korkuyorum.

20 Şubat 2014 Perşembe

bir.

"Öğretmenim annem ve babam hep birbirine vuruyor" diyen bir kız çocuğunun gözlerindeki mutsuzlukla bir olamazdı asla şımarıkça hüzünlerim.

Babasını 1 senedir görmeyen ve pilot olsa ilk olarak babasının yanına uçak uçuracak bir çocuk kadar derin olamazdı her haftasonu görebildiğim birine olan özlemim.

Öğrendim ki ne kadar vursam da ayaklarımı yerlere, ne kadar ısrarcı olsam da "hadi hadi" diye.. vardı mutlaka bir zamanı ve henüz gelmemişti işte.

Sabrı öğrendim zannettiğim seneler dolmamısti belli ki.

Her istediğimiz her istediğimizde olmazdı. Öğrenmem için daha çok sınanmaya ihtiyacım vardı.

Ve elbette her şeyin başı sağlıktı.