11 Mart 2014 Salı

altı.

Seneler beni de yıpratır mı beni de hissizleştirir mi bilmiyorum ama çocukların kalplerini kırmaktan ölesiye korkan bir öğretmenim ilk günden beri.

Diğer sınıfın öğretmeni olsun yardımcımız olsun hatta bazen bir kaç veli olsun bu kadar güleryüzlü olmamam bağırmam konusunda çokça uyarıyorlar beni.

Ama hayır işte. Bir gün sesimi fazla yükseltsem gece uykum kaçıyor bilen bilir. Uyutmuyorum ben kötü bir öğretmen miyim diye söylenmekten.

Ah konumuz aslında hiç bunlar değil.

Hayatta en çok sahip olmak istediği şeye tablet diyen çocuklarım, barbieler isteyen çocuklarım ve hatta cep telefonu isteyen çocuklarım yanında babası için araba isteyen çocuğum canımı acıttı desem. Az kalır.

Biliyorum ki ben köy okulunda çalışamazdım.

Bir küçük çocuğun bu eksikliği bilmesi hissetmesi. Üzdü işte beni.

2 yorum:

  1. Ben anaokulu öğretmenimi çok severdim, hiç hatırlamam sınıfa bağırdığını... Gerçi o zamana dayanıyor devamsızlık sorunum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben anaokulu ogretmenimi hic hatirlamadigim icin sanirim (ismini cismini tavrini hatrini hic malesef) ogrencilerim tarafindan unutulmamak gibi bir umudum yok :)

      Sil