2 Mart 2014 Pazar

dört.

Her sabah aynı tantana. Önce uyanan mutlaka diğerine çemkiriyor "geç kaldım" diye.

Hadi hadi'ler evden çıkana kadar tenis topu misali. Karşılıklı paslaşma. Kim pes edecek de ayaklanacak acaba?

Arabaya bindikten sonra genelde tüm sabır çırpınışları bana ait.

Müzik dinlememe izin yok. Illa şarkı ise istediğim O'ndan güzel söyleyeni olamaz elbette!

Telefon olamaz elimde. Konuşamazsın da kimselerle.

Eh siyaset konuşalım desen.. "dur bi allasen zaten ortalık karışık"

Dedikodu zaten yapamazsın. "Kötüye de iyi olacaksın, kırılsan da kimseye surat asmayacaksın" O'na göre.

Azıcık dalsan camdan dışarıya. Ya yanaklarını sıkar sataşır ya çenene bir fiske atar sinirlendirmek için.

Yarım saatlik yollar ömrümün bana babamdan kalan en güzel anıları olacak belki de.

Yol arkadaşım Babam. (Her ne kadar O kendini "özel şoför" diye adlandırsa da)

Annem haklı. En çok bu zamanları arayacağım ileride nazım kaprisim çekilmediğinde.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder