25 Haziran 2014 Çarşamba

yirmi bir

Bir topluluğa girdiğinde takdim ederken yanındakini illa bir sıfat bir ünvan eklersin ya hani, "üniversiteden arkadaşım" dersin, "idarecimiz" dersin, "filancanın tatlı kızı" dersin.

Konu adam* olunca en zorlandığım mevzudur senelerdir. Erkek arkadaşım, sevgilim, sözlüm, nişanlım, eşim. Hiçbirini kullanamıyorum. Tanıştırma merasimimizde hep aynı karın ağrısı. "Samet". Eee yani bakışları?

Samet, samet işte. Benim için hayatımın sameti. Zira neyi söylesem bir diğeri eksik kalıyor gibi. Dost arkadaş kardeş abi amca. Evet komik ve bence biri bana böyle anlatsa "kasıntı".

Ama benim için onu anlatan içi en dolu tabir samet.

Onu ondan başkasına şikayet edemem. Onun dedikodusunu yine en güzel onunla yapabilirim. En sinirlendiğim zamanlarda en çok ona söylenebilirim yine onun hakkında. Ve beni şu hayatta en huzurlu hissettiren his bu.

Çok büyük şükür sebebim bu his.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder