16 Ağustos 2014 Cumartesi

otuz beş

Çok değil 5 sene öncesinde çok büyük anlamlar yüklediğim " bu gün"; bugün bana bir şey ifade etmiyor sanırım.

Bir yaş daha büyümek beni korkutuyor. 25 yaşını doldurmak ürkütüyor. Soranlara 19 diyebilecek kadar genç hissediyorum. 25 ne kadar büyük bir rakam. Yaşlanmaktan korkuyorum.

Benim yaşlanmam demek benden büyüklerin daha da büyümesi demek. Ve sanırım beni endişelendiren biraz da bu.

Her sene kendime yazılar yazardım günün anlam ve önemine dair. Bu sene kafamdaki konular çok alakasız. Bu yüzden zorlasam da olmuyor.

Kedi düşmanı insanlar mesela kafamı kurcalıyorlar. Ya da inatla kalbimi kıran ve bunu anlamayan insanlar. İş meselesi. Uykusuzluk. Içip icmemekte kararsız kaldığım ilaçlar. Dalin kokan yastıklar.

Ve daha nicesi.

Ortaokula gittiğim sene evimizin yakınına kocaman bir kırtasiye açılmıştı. Okul çıkışlarında saatlerce vaktimi orda geçirir bıkmadan usanmadan ezberlediğim her noktasını tekrar gezer her ürünü tekrar tekrar incelerdim.

O kadar mutluydum ki. Şimdi o zamanda o mekanda olmak isterdim.

Yine mutluyum. Çok hem de.

Fakat yaşlanmaktan korkuyorum.

2 yorum:

  1. Aynı şeyleri hissediyorum, doğum günün kutlu olsun.
    Ben 25'te Nil'in

    ''iyi ki doğdum, gördün mü 25 oldum''

    şarkısıyla kutlamak istiyorum, çok tatlı diil mi? :)

    YanıtlaSil
  2. :)) nilin o sarkisini ben de cok severim melo. Tesekkur ederim.

    YanıtlaSil