12 Ağustos 2014 Salı

otuz dört

"Bazen bu temizlik görevlilerini çok kıskanıyorum. Belli saatlerde gidip sorumlu olduğu yeri temizleyecek o kadar. Kafasını yorması gerekmiyor bir şeye. Kalan zamanında muhtemelen sigara içiyor" dedi.

Bence sigara içerken geçim derdiyle yoruyordu kafasını. Söyledim de fikrimi. Ama kabul etmedi.

İş yerinde kafasının çok yorulduğundan şikayetçi bir süredir.

Biliyorum o durumu dediğimde kızıyor.

Herkes gibi o da zannediyor ki bir sınıfta 20 çocukla 5 saat geçirmek aslında boş beleş bir iş herkesinkiyle kıyaslandığında.

Çok komiksiniz tüm böyle düşünenler.

20 çocuğun sorumluluğunu almayı bi kenara itelesen de, 20 çocuğun ilgisini hep diri tutmak sesleri belli desibelde sınırlendırmaya çalışmak yormadan boğmadan bir şeyler öğretmeye çalışmak ve tüm bunları ve daha nicesini çaktırmadan yapmak.

Nasıl da yoruyordu beni. Okul kapısından çıktığım an uzun bir sessizlik düşlüyordum.

Neden mi yazdım?

Muhtemelen bundan sonraki en az 3 yılımda öğretmenlik yapamıycam. Ve 3 sene sonra da yapar mıyım bilinmez.

Her şeye rağmen her türlü yorgunluğa rağmen biliyorum ki ne iş yaparsam yapayım bu iş kadar keyif vermeyecek.


2 yorum:

  1. Bu konularda empati yapmaktan biraz yoksunuz açıkçası, hep diğer insanların işleri daha rahat ve daha kolay geliyor. Ama bir de onlara sormak lazım. Bana da bütün gün klima altında bilgisayar başında oturuyorsun diyorlar ama akşam çıktığımda beynimin ve vücudumun ne denli yorgun olduğunu ben biliyorum.:)
    Yazı güzeldi, hayatında her şey gönlünce olsun inşallah.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. Her iş kendi içinde o kadar zor o kadar yorucu ki. Çalışma hayatı başlı başına zor zaten. O yüzden her insan sevdiği işi yapmalı ki bıkmasın yorulmasın. (Eh günümüzde kaç insan gerçekten sevdiği işi yapıyor sanki. Ah hayat şartları)

      Sil