24 Ağustos 2014 Pazar

otuz yedi

Kendime vermiş olduğum bi söz vardı ki o da bu bloga mutsuzluk barındıran hiçbir şey yazmamak hep olumlu hep pozitif anılar bırakmaktı.

Gel gör ki insan kendine söz verirken dahi büyük lokma yiyip büyük laf etmemeliymiş.

Kendimi mutlu hissettiğim anlar sadece hayatıma büyük mutlulukla aldığım ama beni her hareketleriyle kıran insanları görmediğim zamanlar.

Çok acı ama çok net.

Her görüşmemiz gerektiğinde kalbim acıyarak gidiyorum. Bu gerçekten beni en çok üzen şey.

Saygı nedir hakka saygı nedir demokratik nasıl olunur fikirler nasıl paylaşılır kalp kırmamak nasıl olur özgür çocuk ne demek allaha şükürler olsun ki ailemden öğrenerek büyüdüm. Yine şükürler olsun ki bunu kendi çocuklarıma öğreterek büyütücem onları. Bunu öğrenememiş insanlara da sadece üzülüyorum.

Maalesef ki bu kadar açığım artık.

2 yorum:

  1. İnsanın elinden bunu öğrenememiş olanların değişmelerini umut etmekten başka bir şey gelmiyor ne yazık ki. Ve o süreçte sadece sabrediyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Degismeleri ne kadar guc oysa ki? O kadar oturtmuslar ki karakterlerine. Keske ogrenseler.

      Sil