28 Kasım 2014 Cuma

yetmiş.

Kalbimi kim avuç içlerine alıp da bu kadar sıkıyor?
Nefesim sanki bana yetmiyor.
Bu gece çok yalnızım.
Bu gece çok mutsuzum.
Bu gece çok kırgınım.
Ve pişman.
Gördüklerime mi daha çok pişmanım söylediklerime mi? Bunun bile ayırdını yapamıyorum.

Oysa dün gece nasıl da mutluydum. Ve nasıl da huzurluydum.

Iyi geceler.

21 Kasım 2014 Cuma

altmis dokuz.

Biliyorum ki bugun cikip isinde iyi bir uzmana gitsem; yuzdelik oranini net kestiremesem de belli oranda otist cikarim. Bunu bilip bununla yasamayi ogrnedim. Dahasi hayatimdaki insanlara da ogrettim saniyorum.

Tuhaf takintilarim var. Ve artik onlari yenebilmek icin kendimle savasmayi biraktim. Yastigimin kenarini kivirmadan uyuyamiyorsam eger, biraktim oyle uyuyayim. Kivirmadan uyumayi deneyeceksin elif, direktifini kendime verdigimde sabaha kadar aklim yastikta kaliyor ve uyuyamiyorsam biraktim oyle kalsin.

Yilin ilk erigini yemek icin sameti bekliyorsam illa mesela (ki bu son 2 senedir yeni basladi) insanlara bana israr etmemeleri gerektigini anlatiyorum. Inatlasmak beni yoruyor cunku. Yemiyorum iste yiyemiyorum.

Sakiz cignemek dis sagligina zararli olsa da, artik hayatimdan cikarmis olsam da, hani olur da sakiz isterse canim ve cignemeye karar verirsem, gelirse onume 5li pakette falim, illaki en ortadakini isterim, sebebi yok.

Ve bu yaz sevgili kuzenim Ayse'nin bana bulastirdigi takintisi: herkesin dogradigi domatesi yiyememek. Yani kimseninkini yiyememek degil ama herkesinkini de yiyememek.

Senelerin inadi; kimsenin sicagina oturamamak. Metrobuste metroda asla oturamam bu yuzden birinin kalktigi yere.

Ve elbette daha bir cogu.

Son zamanlarda degisen hayatimda beni en cok yoransa, hayatimin degismesiyle beraber hayatima aldigim yeni insanlara hitap seklim.

Hala anne baba hala dayi teyze yenge diyemiyor olusum sametin ailesine.

Cunki benim icin cok zor. Anneme babama halama dayima haksizlik gibi. Bana haksizlik gibi.

Benim olmayani bana diretiyorlarmis gibi.

Kimseyle bir problemim allaha sukur yok. Hayatimda olmalarini da (hayatima insan alirken zorlanmama karsin) seviyorum.

Ama toplumun bana dayattigi bu "bu insanlar senin artik. kabul etmek zorundasin" tavri bana haksizlikmis gibi geliyor.

Anlatamadim yine di mi?

Kendimi anlatmayi ogrendigim gun tum takintilarimin yorgunlugundan arinicam saniyorum ki.

20 Kasım 2014 Perşembe

altmis sekiz.

Sana da oluyor mu hic?

Olmadik anlarda olmadik huzunler doluyor mu icine? O an bu hayatta en cok sevdigin insanlarin hepsine ulasip iyi olup olmadiklarini ogrenmek istiyor musun sen de?

Bana oluyor iste. Bi bakiyorsun annemi aramisim iyi olduklarindan emin olmak icin.

Bi bakmissin sameti ariyorum 'sagina soluna dikkat et karsidan karsiya gecerken' diyorum.

Bilmem oyle iste. Bana oluyor. Bazen de degil hep oluyor.

Evimizda bi tane turkce karakter barindiran bilgisayar yok. Gicik oluyorum. Sirf bu yuzden hep telefondan yazi ekliyorum.

Bi tane bile yok ne demek ya. Sanki evimizde 33 tane bilgisayar var da 1 tanesi bile turkce klavye barindirmiyo gibi oldu.

18 Kasım 2014 Salı

altmış yedi

Allah şu hayatta kimseyi düşmanımı bile ailesiz bırakmasın.

Çok büyük zorluklarla karşılaşmadım çok şükür. Ama ufacık tefecik içi dolu turşucuklarda bile, özellikle evlendikten sonra çokça "ailem var" hissi nasıl güven veriyor bunu anladım.

Allah kimseyi ailesiz bırakmasın. Herkese aile olmayı nasip etsin. Bize de tabii. En hayırlı zamanda. Ehimehi.

14 Kasım 2014 Cuma

altmış altı

Nişan sonrası ev konusu açıldığında nerde oturmak istediğimi biliyor ama fiyatlar yüzünden bunu çok da dillendiremiyordum.

"Nerdesin" diye sorduğumda "sence gözümde kalplerle evleri izliyorsam nerdeyimdir" diyordum mesela sadece.

Hep söylerim tadını bilmediğim bir yemeği sevip sevmeyeceğimi bile bilen bi insanım. Içini görmediğim bi evi isteyebilirim o zaman.

Allahın sevdiği kullarındanım bunu da biliyorum.

En çok istediğim yerde oturuyorum.

Ama yalnızım ve dün gece "ben burayı sevmiyorum" diye ağladım yine.

Ev alma komşu al demişler ne de güzel söylemişler. Bi tane normal insana rastlamadım henüz. 

9 bloktan ve her blokta 14 kattan ve her katta 5 daireden oluşan bir sitede oturduğumuzu düşünürsek ne kadar yazık bi haldeyim anlarız.

Asansörde karşılaşıp selam verdiğimde alan insan şu ana kadar yalnız bir kişi.  Rakamla 1.

Aynı asansörü beklerken kapı açılıp içine giren ve gideceği kata basıp hemen kapıları kapatan ve bizi asansöre almayan da yan komşum. Şok olup bi 4 dakika yalnızca birbirimize baktık sametle. Ve diğer asansör bozuktu ve biz 14 üncü katta oturuyoruz ve resmen onun aşağıya inmesini ve asansörün geri yukarıya çıkmasını bekledik.

Bi allahın kulu bize ne eşya taşırken ne yeni geldiğimizi gördüklerinde ne de sonrasında hoşgeldiniz demedi.

Kimse bize aşure getirmedi.

Gülümsemeyi bilmeyen insanlarla bir arada yaşamak zormuş. 


11 Kasım 2014 Salı

altmış beş

Ne kına gecesinde ne düğün günü evden çıkarken ağlamamış bi insan olarak, izleyecek alternatif bulamadığımız için izlediğimiz fakat başından sonuna kadar her sahnesiyle dalga geçtiğimiz "evim sensin" filminde baba kız konuşması sahnesinde salya sümük ağladım. 

Filmden bahsedecek olursak, kötüydü. 

8 Kasım 2014 Cumartesi

altmis dort

Dusunmekten ve kendi kafamin icinde konusmaktan beynim dugum dugum oldu.

Allah hepinizi iyi insanlarla karsilastirsin dostlarim. Kendi kafanizin icinde konusmaniza sebep olmayacak insanlarla.

Allah size omurluk secimlerinizin bedelini susmak zorunda kalarak odetmesin.

Benden daha az sevin ki daha cesur olun.

Sabahin 7 bucugunda kafamda kuramadigim cumleler oynasirken ben sameti izliyorum.