14 Kasım 2014 Cuma

altmış altı

Nişan sonrası ev konusu açıldığında nerde oturmak istediğimi biliyor ama fiyatlar yüzünden bunu çok da dillendiremiyordum.

"Nerdesin" diye sorduğumda "sence gözümde kalplerle evleri izliyorsam nerdeyimdir" diyordum mesela sadece.

Hep söylerim tadını bilmediğim bir yemeği sevip sevmeyeceğimi bile bilen bi insanım. Içini görmediğim bi evi isteyebilirim o zaman.

Allahın sevdiği kullarındanım bunu da biliyorum.

En çok istediğim yerde oturuyorum.

Ama yalnızım ve dün gece "ben burayı sevmiyorum" diye ağladım yine.

Ev alma komşu al demişler ne de güzel söylemişler. Bi tane normal insana rastlamadım henüz. 

9 bloktan ve her blokta 14 kattan ve her katta 5 daireden oluşan bir sitede oturduğumuzu düşünürsek ne kadar yazık bi haldeyim anlarız.

Asansörde karşılaşıp selam verdiğimde alan insan şu ana kadar yalnız bir kişi.  Rakamla 1.

Aynı asansörü beklerken kapı açılıp içine giren ve gideceği kata basıp hemen kapıları kapatan ve bizi asansöre almayan da yan komşum. Şok olup bi 4 dakika yalnızca birbirimize baktık sametle. Ve diğer asansör bozuktu ve biz 14 üncü katta oturuyoruz ve resmen onun aşağıya inmesini ve asansörün geri yukarıya çıkmasını bekledik.

Bi allahın kulu bize ne eşya taşırken ne yeni geldiğimizi gördüklerinde ne de sonrasında hoşgeldiniz demedi.

Kimse bize aşure getirmedi.

Gülümsemeyi bilmeyen insanlarla bir arada yaşamak zormuş. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder