29 Ocak 2015 Perşembe

seksen.

Senelerdir benimle yasiyormus gibi hissediyormus. Sanki 3 aydir degil de 30 senedir gibiymis.

Iyi bisey mi kotu bisey mi bilemedim o yuzden o "iyi bisey" dedigi icin iyi bisey olduguna inandim.

Simdi uyuyor.

Diyorum ki "bi cocugum olana kadar en cok seni sevicem".

"Acaba ben de en cok cocugumu sever miyim" diyor.

Bazen hayattaki en yakinimin o oldugunu hissediyorum. Bazen degil cogu zaman. Belki de her zaman.

Ve en buyuk korkum bunu hissedememekti yillar once.

ne kadar sukretsem az gelir.


26 Ocak 2015 Pazartesi

yetmis dokuz

Kardes cok baska bir sey. Atsan atilmaz satsan satilmaz.

Bizzat yakimen sahit oldugum olaylarda nasil da gelisiguzel "boyle bir sey gelse basima acimam silerim kardesimi" diyebilmisim zamaninda. Yetmemis kardesime donup "sen bunu bunu yapsam silerim seni simdiden haberin olsun" demisim de o da bana "ben bunu yapar miyim sence?" demis.

O gunu dusununce simdi korkuyorum. Kinadigini yasarsin demisler ya, hani dusununce kinamadim diyemem ama cok da buyuk konusmusum bundan korkuyorun.

Allahim diyorum, aklima geldikce, lutfen beni kardeslerimle imtihan etme. Iki arada bi derede kalacak mevzular yasatma. Ettigim buyuk laflari toyluguma ver.

Hani ortada bisey yok da ya olursa korkusu sacma sekilde :)

Yazi yazarken gulucuk koymayi da hic sevmem aslinda.

17 Ocak 2015 Cumartesi

yetmis sekiz

6 yasindan beri ogrenciyim. Yani yaklasik 20 senedir. (Yasimi acik etmedim 19 yasindayim hala)

2 lise bitirdim  (cunku cok zekiyim ya ondan).

Hufff.

Samet okurken yazamiyorum.

Bi amasya universitesi kalmisti sanirim ogrenci listelerinde ismimin yer almadigi. O isi tamamlamaya gidiyorum.

Bu da 2014un hayatima getirdigi artilardan biri daha.


15 Ocak 2015 Perşembe

yetmis yedi.

"Incirler olana kadar kalsaydın bari" melodisiyle uyandirildim bu sabah. Ne gordu ruyasinda samet bilmiyorum. O da bilmiyor. Ama bu notalarla uyanmis o da.

Ruyalarimiz bu ara gercekten cigrindan çıktı zaten. Dun aksam bacaklarimin protez oldugunu gordum mesela.

Neyse. Ruyalari anlatmak degil niyetim.

Ben de onu bu sarkiyla ugurladim iste. "Incir olana kadar kalsaydin bari. Gitme iste ise bi guncuk".

Su sira her sabah agzimdan "bugun ise gitmesen olmaz mi" cumlesi dokuluyor. 5 yasindaki cocugun babasini ise gondermek istememesi gibi.

Aslinda en cok pazartesi gunleri gitmesin istiyorum. Sonra alisiyorum.

Benim pazartesi sendromum da bu iste. Esini ise gonderememe sendromu.

Haftasonlarimiz dolu dizgin hep dip dibe gecince pazartesi sabahi elim bi boslukta kaliyor sanki.

Eeee sen de evde durma o zaman* diyebilirsiniz. Ki cogu insan soyluyor bunu.

Ama ben evimi o kadar cok seviyorum ki markete gitsem evimi ozluyorum. Zaten evcimen ev sever bi insandim ama simdi bu derece ev bagimlisi bi insana donustum. Canim su kapidan disari adim atmak istemiyor haftaici.

Bazen aksamlari sinemaya yuruyuse vs gidiyoruz. 1 saat sonra yuzum degisiyor. "Evi ozledin di mi" diyor samet. Evet evi ozluyorum.

Yarin obur gun calismaya basladigimda nasil ayrilcam bilmiyorum.

Haftasonu 2 gun sehirdisinda olucaz. Ve nasil uzak kalabilcem merak ediyorum.


6 Ocak 2015 Salı

yetmiş beş.

Dünya o kadar benim etrafımda dönüyor ki bazen, kızıyorum kendime. Her ok beni gösteriyor herkes benim için çalışıyor sanki.

Bazen de neyi affedemediğimi bilmeden affedemiyorum insanları. Neleri biriktirmişim de ağır gelmiş bilmiyorum tuhaf şekilde.

Bizim buraya neden kar yağmıyor anlamıyorum. Evi alırken "her açıdan çok korunaklı bölge" demişlerdi de bu kadarına pes. Ne yağmur yağar ne kar. Hep güneş hep güneş.

Daha 2 buçuk aylık evliyim ve daha şimdiden akşama ne yemek yapıcam stresinden sıkıldım.