15 Ocak 2015 Perşembe

yetmis yedi.

"Incirler olana kadar kalsaydın bari" melodisiyle uyandirildim bu sabah. Ne gordu ruyasinda samet bilmiyorum. O da bilmiyor. Ama bu notalarla uyanmis o da.

Ruyalarimiz bu ara gercekten cigrindan çıktı zaten. Dun aksam bacaklarimin protez oldugunu gordum mesela.

Neyse. Ruyalari anlatmak degil niyetim.

Ben de onu bu sarkiyla ugurladim iste. "Incir olana kadar kalsaydin bari. Gitme iste ise bi guncuk".

Su sira her sabah agzimdan "bugun ise gitmesen olmaz mi" cumlesi dokuluyor. 5 yasindaki cocugun babasini ise gondermek istememesi gibi.

Aslinda en cok pazartesi gunleri gitmesin istiyorum. Sonra alisiyorum.

Benim pazartesi sendromum da bu iste. Esini ise gonderememe sendromu.

Haftasonlarimiz dolu dizgin hep dip dibe gecince pazartesi sabahi elim bi boslukta kaliyor sanki.

Eeee sen de evde durma o zaman* diyebilirsiniz. Ki cogu insan soyluyor bunu.

Ama ben evimi o kadar cok seviyorum ki markete gitsem evimi ozluyorum. Zaten evcimen ev sever bi insandim ama simdi bu derece ev bagimlisi bi insana donustum. Canim su kapidan disari adim atmak istemiyor haftaici.

Bazen aksamlari sinemaya yuruyuse vs gidiyoruz. 1 saat sonra yuzum degisiyor. "Evi ozledin di mi" diyor samet. Evet evi ozluyorum.

Yarin obur gun calismaya basladigimda nasil ayrilcam bilmiyorum.

Haftasonu 2 gun sehirdisinda olucaz. Ve nasil uzak kalabilcem merak ediyorum.


2 yorum:

  1. İnsanın kendi evinin rahatlığı, konforu hiçbir yerde yok ne yazık ki. Bazen ben de dışarıdayken eve gitsem de rahat rahat otursam diyorum açıkçası.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet kesinlikle. Bir yerde misafirsem aklımdaki tek şey "evimde olsam şöyle şöyle yapardım şunu bunu yapardım" oluyor.

      Sil