30 Haziran 2015 Salı

Yüz iki

Evimde ilk iftar davetimdi bugün. Güzeldi de.

Hakanı eleyen acunun programını hala izleyerek para kazandıran kocama burdan selam gönderiyorum.

Begüm çok iticisin gülüm.

26 Haziran 2015 Cuma

Yüz bir.

Bugün evimde ilk yalnız gecem. Tuhaf hissediyorum o yüzden. Insan yalnız kalınca daha hassas daha derin düşünüyor bu bir gerçek.

8 aydır evliyim. Sağdan bakınca ne uzun bir süre. Ama soldan bakınca "daha 8 ay mı oldu" diyor insan. Ilginc.

Neyse konumuz bu değil.

Yaşadığım her anının hayatımda bir basamak olduğunu öğrendim artık. O yüzden "neden bu kadar terslik üst üste beni buldu " diye sormamaya çalışıyorum. Belki bu da bir basamaktır. Başka kapılara vesiledir. Ya da belki geçmişteki hatalarıma bedeldir. Ama öte yandan neden insanların anlayışsızlığı yüzünden hayatımdan yarım sene kaybediyorum diye üzülüyorum.

Neyse ne demiş ünlü survivor serenay "hakkımızda hayırlısı olsun".

Kısmet be gülüm.

22 Haziran 2015 Pazartesi

Yüz

Bilmem ki nasıl anlatılır kız babası olmanın zorluğu.

Bakışlarından mı bilmeli kalbini kıran sözleri? O yüzden mi kızarken bile kelimeleri en özenli şekilde seçmeli.

Soranlara "kızım" demek yetmez ki baba olmak için. Haklarına saygılı olmayı gerektirmez mi? Adına kararlar almak gerçek bir babanın işi değil ki. Baba dediğin "kızının mutluluğunu istemez mi".

En çok "önce kızını" düşünmez mi kız babası denilen. En çok kızına sevinmez mi.

Baba olmak zorken kız babası olmak daha mı zor ne?

Ah şu "benim babam süper babam" kafasında baba gösterişçisi kızları hep kınadığım için mi bilmem, bu yazıyı yazmak istedim not etmek istedim.

Hayatım boyunca bana ben olmam için fırsat veren adama teşekkür borcum çok büyük. Neyi istediysem pişman olacak olsam da kararlarıma saygı duyduğu için.

Geçen sene bana aile olmanın gereklerini anlatırken ve ailem olmadığını düşündüğüm insanların beni kırması ardından bana nasihat ederken babam, ne çok kızmıştım ona "onları değil beni savunacaksın" diyerek.

Ondan başkasına baba dememin onu üzeceği korkusuyla ağzımdan hala dökülemeyen o kelime için, bana bunun insanlar için önemini anlatırken geçen gün..

Düşündüm de ne zordu gerçekten baba olmak.

Keşke daha net yazabilsem, becerebilsem.

Allah ömrüne ömür katsın.

8 Haziran 2015 Pazartesi

Doksan sekiz

Çok nadirdir bir insana tüm kapılarımı açabildiğim. Çok nadirdir bir insana kendimi bırakarak sarılabildiğim. En yakın arkadaşlarıma bile çok az sarılmışımdır muhtemelen.

Bir anneme bir samete sarılabiliyorum içimden geldiği her an. Evet sadece ikisine bu denli.

Aslında şey diyecektim. Bir gün sametin babannesi bir olay anlatırken ben onun gözlerini izliyordum. Anlattıkları bitip yüzüme baktığında ve benden anlattıkları ile ilgili bir yorum beklediginde "ne kadar güzel gözlerin var" derken buldum kendimi.

Ne kadar sıradan belki. Ama birine içimden geldiği için içimden geçenleri söylemiş olmak çok olağanüstüydü benim için.

Dün babanneyi memleketine gönderdik ve sanırım gittiği için üzüldüm. Özleyecek olmam muhtemeli yüksek ihtimal olduğundan......

1 Haziran 2015 Pazartesi

Doksan altı

Şu bazı ismini vermek istemediğim düşünürler ne de haklı düşünmüşler aslında din konusunda. "Hakkından gelemediklerimi hakkından geleceğini bildiğim birine devredebilme" hissi pahabiçilemez.

Hayatım boyunca ikinci kez hakkaten içimden geçire geçire hakkımı helal etmedim birilerine.

Uğraşmakdahi istemedim kalp kırıklarım içimi kemirse de işte. Allah lafını ağzından düşürmeyenlerden Allah sorsun hakkımı madem.

Facebooktaki atarlı tayfa gibi yazdım farkındayım. Söz bir daha dalga geçmicem onlarla. Neler yaşayıp da öyle şeyler paylaştıklarını bilmiyoruz sonuçta  :)))