30 Eylül 2015 Çarşamba

Yüz on dokuz

"Mini mini bir kuş donmuştu" şarkısını bilen bir cicikuşum vardı benim. Masmavi. Boncuk boncuk bakanından hem de.

Hep derdim ki "allahım bu nasıl sevmek, önüme koysalar 50 tane mavi kuş, hangisi benim mikrobum ayırt ederim".

Ederdim de.

Kuşlardan korkan insanlardandım ben de. Sonra kardeşim çok istedi diye evimize geldi. Üniversitedeydim ben. Eve aydan aya geliyor kaldığım kısıtlı zamanda da onu yok sayıyordum (şimdi nasıl pişmanım).

Canım.boncuğum.

Pıtı pıtı gelip laptopun üstüne konardı. Ben kovardım kızardım bağırırdım o yine uçar gelirdi. Ne aptallık yaptığım. Affetsin beni isterdim.

Üniversiteyi bitirip eve döndüğümde nasıl olduysa çok bağlandım ona. Gelip boynumdaki minik kolyemle oynardı. O kadar hoşuma giderdi ki gagasıyla beni gıdıklaması.

Kuşları sevmem mi diyordum ben? Aģzımın içinden çekirdek yedirmeye bile başladım. Avcuma alıp tüylerini öptüm.

Bütün ev seferber olduk elif demeyi öğrensin diye. Demedi. Her şeyi söyleyen sıpa bi elif demedi. Canı sağolsun.

"Ölürse dayanamam" diyordum. Dayanıyorum. Ama bazen aklıma gelince ağlıyorum.

Başka hiç bir kuşa dokunamam. Hiçbirini yerine koyamam.

Seni çok özledim.

7 Eylül 2015 Pazartesi

Yüz on dört

Akşamki maçın galibiyetini şehitlerimize armağan ediyormuş.

Benim evladım abim kardeşim eşim babam gitmiş sen istersen bundan sonraki tüm maçları armağan et, kime ne, faydası ne, umuru mu kimsenin?

Bugün hayatımda bi şekilde var olan ya da sosyal medyadan çok büyük keyif aldığımı zannederek takip ettiğim çoğu insandan tiksindim.

Bugün bana sorarsanız siyaset için en ters gündü. Bugün sırası değildi.

Sokaklarda çıkıp "seni başkan yaptıracağız" demenin de sırası değildi, "çok biliyorsa oğlunu göndersin askere" demenin de, ya da bir çoğunun.

Sosyal medya hesabımda var olup bugünü siyaset meydanına çeviren kim varsa tiksindim.

Yazık. Biz olabilmek hayal, birlik olabilmek ütopya artık net. Bence.

3 Eylül 2015 Perşembe

Yüz on üç

Samet anlatıyor. Dünyadaki güç yarışını din savaşlarını dönen oyunları anlayamayacağımızı kendince fikirlerini amerikayı rusyayı çini osmanlıyı ve hatta haçlı seferlerini...

Umrumda değil.

Ben sadece tüm çocuklara kucak açmak istiyorum. Hepsini sarıp sarmalamak. Gögsüme hapsetmek her birini.

Keşke bunları görmeseler. Keşke tanık olmasalar.

Samet hala gücten bahsediyor. Hırstan.

Ben sadece çocukları düşünüyorum.

2 Eylül 2015 Çarşamba

Yüz on iki

Hep mi var biten ilişkilerde arkadaşları paylaşma sorunsalı? Yoksa bi ben mi rahatsız oluyorum gördüğümde adını, duyduğumda sanını.

Yok canım, herkesler böyledir.

Bazen de... sadece onun anlayacağı espriler sadece onun bileceği bakışlar sadece onun görebileceği ayrıntılar.

Tutmak zorundasın kendini. Kangrene çevrilmesin diye belki yaran.

Zor işler.

Çok seneler önce Büşrayla koptuğumuzda bir daha olmaz dediğimizde ummadık anda öylesine başlayan muhabbetle her şey eskisinden sağlam oluvermişti. Geçmişi bir daha hiç konuşmadık. Hala konuşmuyoruz aradaki boşluğu. Daha sağlıklı.

Tavsiye ederim.