30 Aralık 2015 Çarşamba

Yüz otuz bir.

Ah 2015.

Çokça ağlattın beni. Ama bir çoğu mutluluktan. Bir kısmı da "öğrenmem gerekenler" yüzünden.

2015 yılı 2014 yılı mutluluğumun bir uzantısı idi sanki. Onun devamı. Nasıl başladı nasıl bitti hızına yetişemedim açıkçası.

Yeni öğrencilerim oldu. Farklı alanlar görmüş oldum.

2 diploma 1 yeni okul ekledi heybeme sonrasında. Senelerdir uğruna çabaladığım okul.

Sonra yılın son haberi bizim için bir bebek oldu. Hala fikrine tam olarak alışamadığım ama alışverişine başladığım bebek. (Alışveriş şansımı tepecek değilim )

Kar yağıyor. Bir çok insan için yeni yıla mana katıyor. Benim için ise yarınki dersi kaçırmama sebep olur mu acaba şeklinde endişe sadece. Bir çoğunun yeni yılı mucizevi bir hal alıyor. Bizim için ise hayat hala aynı. En kötü ihtimalle cumartesi yollar kapanırsa (ki geçen sene ciddi manada evde mahsur kalmıştık günlerce) tiyatroya gidemeyiz biletlerimiz yanar.

2015.. her türlü güzelliği ile "canım" bir yıldı. Aksiliklerini silsin hafızam.

2016 bizi "çekirdekli" aile yapacak yıl. Bir lâl tanesi bırakacak avuçlarımıza.

Dilerim huzurumuz aynı kalsın. Başarılarımız artsın. Sağlık tüm sevdiklerimizle olsun.

Bu evde son yılbaşı yazım olsun inşallah.

Ve son olarak "lütfen içimize sinen bir isim bulalım artık noollaaarr"

8 Aralık 2015 Salı

Yüz yirmi dokuz

Yıllar yıllar önce "beşinci bir mevsim olsaydı adı ne olurdu sence" sorusuna; -beşinci bir mevsim olsa adı ne olurdu bilemem ama benim beşinci mevsimimin adı lâl olacak" şeklinde cevap vermiştim. (Kro olabilir miyim?)

Ve yalan değil (yapılan yüzük fallarının da etkisiyle) bu yaşıma kadar hep bir kız çocuğu hayali kurdum.

Fakat hamile kaldığımda içime erkek olduğu hissi yerleşti. 3 ay erkek ismi araştırıp hiçbirini beğenmedim. Rüyalarımda hep mavi tulumlu bir bebek sevdim. Samet ısrarla kız hissetse de hep aynı kapıya çıktı aslında cümlelerimiz "ikisini de çok seveceksek cinsiyetin ne önemi var".

Doktor "kıza benziyor" dediğinde samete baktım. Mutluydu. Ama oğlu da olacak olsa bu kadar mutlu olurdu heralde. Ne fazlası ne eksiği.

Ben? Yine hiçbir şey hissetmiyordum.

Sonra ekranda kolunu bacağını izlerken görüntü uzaklaştı ve hareket ettiğini gördüm. "Hareket mi ediyor" dedim sevinçle. Sanki ilk kez bizimki hareket ediyormuş anne karnında bu zamana kadar başka bebek hareket etmemiş de buna şaşırıyormuşum gibi bir tepkiydi benimki. Evet hareket ediyordu. Kollarını bacaklarını oynatıyordu. O benimdi benim karnımdaydı ve hareket ediyordu. Allahım gerçek bir mucize. Ilk kez içim ılık ılık oldu o an.

Eve dönünce ultrason fotoğraflarını tekrar tekrar inceledim. Nasıl hareket ediyordu ama, diye diye sameti bıktırdım.

Evine ultrason sistemi kurmayı isteyen hamileleri artık anlıyordum.

Hareket ediyordu ve beni büyülemişti.

Bir kızımız olacaktı.

Biz bir aile olacaktık.

Ve mutluyduk.

Hep mutlu kalalım.