22 Ocak 2016 Cuma

Yüz otuz iki

Insanlara karsi sabirli oldugumu dusunuyorum. Sevdigim insanlara elbetteki sabrim daha fazla. Ama bi sekilde hayatimdaki herkese kadar normal sınırların uzerinde bi sabra sahibim bence.

Cabuk kirilip hizli unutuyorum. Kimseye uzun sure kirgin kalamiyorum, kirildigim davranisi israrla ust uste tekrarlamadiklari surece.

Kirilmissam susuyorum. Bi muddet sessiz kaldiktan sonra geciyor iste. Diyorum ya unutuyorum siliyorum yok ediyorum.

Ama bazen. En sevdigim insanlar. En hatalarini hep gormezden geldigim. En kirginliklarimi saati dolmadan guluse cevirdigim insanlar. En küs kalamadiklarim.

Ufacik karincayi fil yapip karsima cikarinca.... hissizlesiyorum. Yine de bagirip cagiramiyorum. Yine de aglayip kusemiyorum. Sadece o kadar bos geliyor ki o an her sey. Affettigim her sey. Gormezden geldiklerimin tumu.

Polis cevirmesinde acilmayan telefon mesela. Aksam yiyemedigim yemek. Vazgectigim yelek. Israr etmedigim gezi. Ve daha nicesi.

Hepsi dolusuyor zihnime. Belki de asil kin budur. Intikam almak istemesem de hepsini hatirlayip cikarabilmem derinlerden.

Karsima dizip bos gozlerle hepsini incelemem. kirildigim her seyi.

Degdi mi?

Yine de cok cok hissedip. Anlatamayacak kadar dugum olunca. Uykusuzluk da eklenince uzerine.

Yine de cok uzuluyorum iste. Hissiz kalisima. Kanepedeki cizgili battaniyeye bile bakip uzuluyorum. Masanin uzerindeki kahve fincanima da belki.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder