16 Şubat 2016 Salı

Yüz otuz beş

Artık 6ıncı ayın içindeyim ve toplamda 5 kilo aldım. Kendimi inanılmaz fil yutmuş gibi hissediyorum. Çünkü karnım birdenbire ortaya çıktı. Bir kaç hafta içinde bi baktım karnım var artık. Ve kocaman. Kaburgalarım batıyor resmen karnıma, otururken.

Hamilelik başında hiç kilo almayıp sonra bir anda alınca... kendime sınırlar çizdim artık. Günde yalnızca 1 dilim ekmek yemek gibi. Sadece cumartesi günleri tatlı yiyebilmek gibi. Akşam 6dan sonra yalnızca meyve yemek gibi. Her yediğimden önce "bunun bebeğe faydası ne" diye sorup eğer gerçekten faydalıysa yemek gibi.

Yemek yemeden yaşayabilecek bir insandım bu günlere dek. Hayatımda ilk kez bu kadar sık acıkıyor bu kadar çok yiyorum heralde. O yüzden eskiden olsa beni hiç etkilemeyecek olan yukarıdaki maddeler gercekten çok zorluyor aslında.

Yasakladım diye mi bilmem, tatlı krizi ile yaşıyorum resmen. Her dakika sadece tatlı yemek istiyorum. Instagramda sanki herkes bana inat tatlı yiyormuş gibi hissediyorum. Baklava sevmeyen ben, an geliyor baklava diye ağlayacak hale geliyorum. Ama samete kesin dille artık yalvarsam da eve tatlı almayacağını belirttiğim için alınmıyor eve, cumartesiyi beklemeyi öğrendim.

Hamilelikte ne aşerdin diye sorsalar hala bi cevabım yok. Sadece canım şeftali istedi bi dönem. Hala düşünürsem istiyor gerçi. Ama krize girmedim hiç. Yazı bekleyebilcek düzeydeydim. Aşerme şımarıklığı yapamadım yani malesef.

Tatlı sorununu aşarsam cillop gibi günler geçiriyorum şimdilik.

En büyük üzüntüm herkes bebeğine günlük tutarken ben tutmadım, hala da tutmuyorum. Tuhaf ama onunla hala iletişime geçemedim. Artık heyecanla doğumunu bekliyor olsam da, sanırım doğana kadar sesli ya da yazılı ona hitap edemiycem.