6 Aralık 2016 Salı

Yüz kırk sekiz

Hamileliğimden beri ayak ağrısız uyuduğum ya da ayak ağrısız uyandığım tek bir gün bile yok. Çünki artık şüşkoyum.

Hala artı 10 kilodayım. Çakılı kaldım. Onca yorgunluğa rağmen hem de. Sadece anne olsam bu kadar yorulmazdım muhtemelen. Ama hem anne hem temizlik mühendisi hem aşçı ve hem de öğrenci olunca inanılmaz yoruluyorum. Özellikle son zamanlarda Çınar'ın  artık hiç yerinde durmayan bir bebe'ye dönüşmesi tüm işlerimi Zorlaştırdı. Tüm gün kah yuvarlanarak kah boğuşarak kah gülerek yorulduktan sonra, onu uyutunca yatıp ayaklarımı uzatmak istesem de, gündüz uykularında ev işi ve yemek, akşam uykularında okul ödevleri notları tez makaleleri derken bir bakıyorum dinlenmeye yine vaktim olmamış. Yine de ne serden vazgeçebiliyorum ne yardan.

Doğum yaptığım günden beri tek başıma yetişmeye çalışıyorum tüm bunlara. Çünkü yardım istemekle ilgili problemlerim var. Çünkü malesef yardım istediğime pişman olduğum vakalar var. İstemeseydim daha iyiydi dediğim durumlar da var.  En iyisi kendi yağımda kavrulmak. 

Bazen Çınar'ı babasına bırakıp diğer odaya geçtiğimde bile vicdan azabı çekiyorum. Onsuz geçirdiğim her dakika ona haksızlıkmış gibi sapkın düşüncelerim var. Zaten anne sütünü de memeyi de reddeden bir çocuk, bari aramızda bağ oluşsun diye onsuz dakika geçiremeyecek hale geldim. 

Yazasım yok. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder