29 Ekim 2014 Çarşamba

altmış.

Uykudan uyanıp üzerimi örten bi adam varsa artık hayatımda, çorap giy ayağına diye kızıyorsa, evimi özledim diye ağlarken sarılıyorsa bana...şanslıyım demektir işte.

27 Ekim 2014 Pazartesi

elli dokuz

Balayından bildiriyorum. Siz siz olun sakın "amaaaan oranın soğuğundan nolur sanki" diyerek yanınıza hep ince kıyafetler almayın. Bizim gibi bereket taşıyan bir insansanız yağmuru beraberinizde getirir ince giyinir ve benim gibi hasta olursunuz. Öhhö öhhö

23 Ekim 2014 Perşembe

20 Ekim 2014 Pazartesi

elli altı

Son bi iki senedir "evlenicem" diye saçlarımı uzatıyordum. Kırıklarını bile aldırmayıp o kırıkları kurtarmak için saç bakımlar uyguluyordum.

Sonra noldu?

Bugün kına gecem vardı ve bitti.

Saçlarımı artık kestirebilirim.

Çok da güzel geçti. Hayalimdekinin ötesiydi.

Arkadaşlarıma kuzenlerime tüm orgsnizasyon için ne kadar teşekkür etsem az kalır.

Saçımdan makyajıma kıyafetime çıkış dansından kına türküsüne kadar her şey ama her şey harikaydı.

Çok şükür bin şükür.

Darısı düğün başına.

19 Ekim 2014 Pazar

elli beş

14 saat sonra kına gecesi olan bir kız olarak uyumam gerek. Fakat hala uyuyamadım. Üstelik heyecandan değil içtiğim kahve yüzünden kaçtı uykum.

Heyecan da var elbet. Ama kına gecesi olan bir kızdan ziyade yarın müsameresi olan bir çocukmuşum gibi. Ya da sanki aylardır hazırlandığım resital yarınmış gibi.

Uyumam gerek.

Heyecanlı ve hüzünlüyüm bence.000

13 Ekim 2014 Pazartesi

elli dört

Bugün eşyalarım gitti. Yani aslında artık saat itibariyle dün oldu. Eşyalarım diyorum ama asıl adı "çeyiz gitmesi".

Duygulanamadım bile telaştan. Çünki her işimiz acele. Her işimiz son dakika. Malesef ki hiçbiri törenle olamıyor. Evet malesef. Çünki her biri törenle olsun isterdim.

Annem "sametin gözlerinin içi gülüyordu çok hevesliydi çok mutluydu" dedi. Onu bile farketmedim. Bence biraz heyecanlıydı.

Bense fazla hissizdim nedense.

Yarın mobilyalarımın bir kısmı gelecek. Yani saat itibariyle bu sabah.

Lütfen bekeldiğimden de güzel olsunlar. Amin.

10 Ekim 2014 Cuma

elli üç

Bazen düşünüyorum da ben ağlarken gözlerimden akan yaşlar; uğruna aktıkları adamın, uğruna akıtıldıkları huylarından, birazını silebilselerdi; belki gözlerim, bunca yaşı akıtırken, en azından "boşuna mı?" diye üzülmezlerdi.

Zor bi adam hayatımdaki. Her bir şeyi, kalem ucu kadar ince basit meseleleri bile tane tane bıkmadan usanmadan anlatmam gerekecek kadar zor.

Anlatırım problem değil. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar anlatmayı sevecek kadar gevezeyim ben de.

Ama aynı mevzuyu 8bin 3yüz kırk sekiz kere anlatmak zorunda kaldığımda çıldırıyorum.

Malesef ki çıldırınca da nefesim kesilene kadar ağlıyorum.

Çünki nasıl bi nefesim varsa kesilmek için zaman kolluyor.

Öyle de bi insanım.

8 Ekim 2014 Çarşamba

elli iki

Şanslıyım. Evlenicem diye şimdiden dolabımı dolduran insanlar var.

Bir koca kavanoz tarhana yapıp getiren komşumuz emine teyzeye ek olarak bugün turşu sevdiğimi öğrenen annemin arkadaşı yaptığı turşularını bana vermiş.

Gözlerim doldu.

Bu ara fazla duygusalım.

Hiç tanımadığım insanlar bana iyilik yaptığında hüzünleniyorum.

Yapması gerekip yapmayanlarsa.. umrumda değil.

7 Ekim 2014 Salı

elli bir : evim güzel evim

İçimde büyüttügüm en büyük korku çocukluğumdan beri sevdiklerimi kaybetme korkusu.

Beni oyalayacak insanların olmadığı yabancı evlerde bu yüzdendir ki kalmam kalamam.

Günün en olmadık saatinde annemi babamı arar olmadık sorular sorarım aklıma düşerlerse.

Kimseyi tanımadığım ortamlarda içimde kocaman bir ateşle annemi babamı özlerim.

Özlediğim insanların sevdiği yemekleri yiyemem sevdiği kokularda nefesim daralır.

Bir insanı özlemekten korkarım.

Olmadık anlarda ben evime gitmek istiyorum diye tuttururum. Nazımın geçtiği insanlara bunu sesli şekilde diretirim. Bu insan genellikle samet olur. Nazımın az geçtiği insanlara espiriyle karışık söylerim ciddiye alınmayı beklerim. Nazımın geçmediği insanlara içimden söylerim.

Geçen gün girdiğimiz bir mağazada kafesteki kuşu cicikuşa benzettim. Gözlerim dolarak uzun zaman sonra bir kuşa dokundum bir kuşu sevdim. Sonrasında kendimi ona ihanet etmiş gibi hissettim.

Evimi ailemi bırakıp gidiyor olmak beni korkutuyor.

4 aydır nişanlıyız ve ailesinden kimseyi tanımıyorum. Sadece annesini..

Yemeğe davetli olduğumuz evlere gittiğimizde biliyorum ki ben evime gitmek istiyorum diye bas bas bağırıcam içimden.

Bilmediğim insanların evinde yemek yemek zorunda kalmaktan korkuyorum. Asosyalim sanırım.

İsteklerim olmadığında içimdeki uyuz çocuk biliyorum ki ağlayacak evime gitmek istiyorum diye.

Bayramlarda benim ailem olmayan insanların zorla uzatıklari elleri öperken bu yaşıma kadar bana elini öptürmeyen dedemi amcalarımı hatırlayıp yine içimden çığlık atıcam evime gitmek istiyorum diye.

Geleceği düşünüp mutsuz olan tek salak benimdir heralde.

Ama evimdeyken bile evime gitmek isteyen bi insanım ben.

Benim olanın yerine bi başkasını koymam zaten imkansız ama artı olarak yenisini eklemek bile çok zor.

**Bir genç kızın düğününe 17 gün kala içinden attığı çığlıklara şahit oldunuz.

3 Ekim 2014 Cuma

elli

Sorumsuz ve düşüncesiz insanların hepsini bi adaya kapatalım bir daha da hiçbiriyle iletişim kurmayalım istiyorum.